Yürek Sancısı

Günlük modunda eklemeler : Gece yarısını geçtik. 11 Nisan olmuş.Saat 00.21 itibarıyla elim klavyenin tuşlarına değmeye başladı. Biliyorsun ben senin kadar hızlı yazamıyorum. Yazarken gözüm bir yandan klavyeye bakıyor. Yorgunum aslında. Yarın kızkardeşimin düğünü olacak. Biraz alışveriş için annemle çetinkaya’ya gittik. Bu koca bedeni kaplayacak bir takım elbise almak için. Biraz zor oldu ama kafama göre bişey buldum. Çetinkaya olmasa herhalde Adana’da benim bedenimdeki birine göre bir elbise bulmak zor yani. Bu şekilde Çetinkaya reklamı da yapmış olduk. Aslında bunun komik bir ironisi de var şöyle ki : Annemle Çetinkayada iken benim üzerimdeki paltoyu çıkarıp bi poşete koyalım istedim. Ama elimizde büyük poşet yoktu. Dedim ki tezgahtar bayandan isteyeyim. Hayır o kadar da alışveriş yapmışız. Kız demesin mi dışardan birisine veremiyoruz. Müşterilemiz için bu poşetler diye. Çıkardım faturayı gösterdim de o poşete nail olabildik. Şey dedim o kıza. Reklamınızı yapacam nolur verin şu poşeti. Anlamadı gerçi. Ama an itibarı ile bir poşet fiyatına reklam da yapmış oldum. Her ne ise. Akşam eve geldik. Bugün babamın doğum günüydü. Ona güzel bi pasta alıp doğum günü süprizi yaptık ailecek. Çok güzel oldu. Ama felaket yorulmuştum. Bir duş aldım. Kendime geldim biraz. Nihayetinde gün böyle geçti. Bütün bu keşmekeş içinde değişmeyen hep aynı kalan tek şey ise : içimdeki yalnızlık, o kalbimi sızlatan çaresizlik duygusu oldu. Günler geçiyor. Ve ben her geçen gün daha yalnız, daha .oktan bi adam haline geliyorum. Saat 00.30 oldu. Yarın düğünümüz var. O yüzden erken yatsam fena olmaz. Orda birisi varsa Allaha emanetsin. İyi geceler..

Benzer yazı bulunmuyor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum için soruyu cevaplayiniz: