Sülük Tedavisi Faydaları, Nasıl Yapılır? Nedir?

Son zamanlarda bir hayli merak konusu olan ve tıp alanında yaygınlaşan tedavi yöntemlerinden birisi de sülükle tedavi yöntemi olmuştur. Sülük tedavi merkezi. Sülük tedavisi varis, sülük tedavisi Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ağrı, Akdeniz bölgesi, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Ardahan, Artvin, Aydın,Balıkesir, Bartın, Batman, Bayburt, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Doğu Anadolu bölgesi , Düzce, Edirne, Ege bölgesi illeri, Elazığ, En büyük iller, Erzincan, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Güneydoğu Anadolu bölgesi illeri, Hakkari, Hatay, Iğdır, Isparta, İç Anadolu bölgesi illeri, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Karadeniz bölgesi illeri, Karaman, Kars, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin,
Marmara bölgesi, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Ordu, Osmaniye, Rize,Sakarya, Samsun, Siirt, Sinop, Sivas, Şanlıurfa, Şırnak, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Tunceli, Uşak, Van, Yalova, Yozgat, Zonguldak şeklinde bilgilendirme yaparak, konu ile ilgili daha bir çok bilgiden istifade edebilirsiniz.

Sülük Nedir? Tedavi Edici Özellikleri Nelerdir?
Hasta ve yara şekilleri ne olursa olsun Tıbbi Sülükler doğal iç güdüleri ve vücutlarında barındırdıkları enzimleri birleştirerek uyguladıkları tedavilerde aklınıza gelebilecek bir çok vakada başarılı sonuçlar elde etmektedirler. Sülük tedavisinin faydalı olduğu bazı alanlar ..

Miğren ve her türlü Baş Ağrısı, Göz hastalıkları
İktidarsızlık, Cinsel güç arttırıcı etki ( Afrodizyak )
Üreme organı rahatsızlıkları ve Kısırlık
Varis
Sivilce, İrin, Egzema, Sedef
Epilepsi çeşitleri
Kulak hastalıkları
Yüksek tansiyon
Romatizmal hastalıklar
Kalp ve Damar hastalıkları
Felç, Kısmi felç
Kollestrol
Troid ‘e bağlı şişmanlık
Hormonel bozukluklar ve buna bağlı şişmanlık
Astım ve Bronşial hastalıklar
Kangren, Yanık vakaları,
Hemoroid (Bagsur), İyileşmeyen yaralar ve Ameliyat izleri
Ve daha bir çok hastalıkta kullanılmaktadır…

SÜLÜKLERİN BAKIMI
Sülüklerin bakımında sakınılması gereken iki önemli husus vardır. Bunlardan biri suyun sıcaklığı diğeri ise suyun klorlanmamış olmasıdır.
Su : Sülükler alınır alınmaz yeni bir suyun içine aktarılmalıdır. Lütfen klorlanmamış su veya şişe suyu kullanınız. Çeşme suyu kullanmayınız.
GÜN AŞIRI SÜLÜKLERİN SUYUNU DEĞİŞTİRİNİZ !

Sıcaklık : Sülüklerin yaşadığı suyun sıcaklığını (16-20 C ) de tutmaya özen gösteriniz.
(24 C ) üzerindeki sıcaklıklardan sakınınız. Gün ışığıyla direk temasından kaçınınız. Sülükleri bir Kavanozdan diğer bir kavanoza aktarırken ani su sıcaklık değişiklerinden kaçınınız.

Kavanoz : Gördükleri en küçük boşluktan geçe bilmesini sağlayan omurgasız yapıları sebebiyle kapaklı bir kavanoz seçmeniz önerilir. Lütfen 1lt kavanozda 50 adetten fazla sülük muhafaza etmeyiniz.
İmha Edilmesi : Sülükleri kullandıktan sonra içinde %70 alkol bulunan kavanozda bekletilerek imha edilmelidir.

HASTANIN UYGULAMAYI KABUL ETMESİ

Günümüzde Hirudoterapi ve Medikal cerrahi uygulamalarda olduğu gibi sülüğün nasıl kullanılacağı ile ilgili de bazı takip edilmesi gereken prosedürler bulunmaktadır. Hasta mutlaka bir uzman doktor gözetimi altında bu uygulamayı yapmalıdır. Uzman doktor hastayı uygulamanın başından sonuna kadar hastayı nelerin beklediğini tek tek ve anlaşılır bir şekilde hastaya anlatmalıdır. Bu durumda yapılan uygulamalarda hastanın uygulamaya yaklaşımı mükemmel derecede olmaktadır.

Sülük Uygulamaları :

1-Hasta sülüğün uygulanacağı bölgeye herhangi bir jel ,losyon veya ona benzer bir sıvı sürmemelidir. Tedavi edilecek bölge tedaviden önce mümkünse suyla ya da alkolle temizlenmelidir. Alkole temizlendi ise tedaviye başlamadan önce yıkanmalıdır. Tedavi için hastanın derisi ılık olmalıdır. Bunun için de ılık su kullanılmalıdır.

2- Sülük tedavilerinde uygulanan metotlar: Şırınganın ucunu keserek deposuna sülüğü çekiniz. Hangi bölgeye uygulamak istiyorsanız şırınganın ucunu ısırmasını istediğiniz bölge tutunuz ısırma işlemi ğerçekleştikten sonra yavaşça şırıngayı alınız. Bu işlemden sonra şırıngayı atınız. Veya likör bardağıyla, Laboratuar tüpü ile istenilen bölgeye uygulayınız. Belirlenen noktaya sülüğü yerleştirmek için tahta kaşık kullanılması tavsiye olunur.

3- Sülüklerin başıboş dolaşmalarını engelmek için 1 cm lik alana sargı bezi kullanarak bir nevi bari yer kurarak engelleyebilirsiniz.

4- Sülüğün başını tedavi edilecek yere yönlendiriniz. Çabuk yapışacaktır. Ama yapışmıyorsa kullanılmamış enjektör ignesini yapışmasını istediğiniz bölgeye hafifçe batırınız ve kan akmasını sağlayınız. Sülük kanın olduğu yere gelip yapışacaktır. Eğer hala yapışmıyorsa başka bir sülük kullanmanızı öneririz.

5- Sülük yapıştıktan sonra iyice şişinceye kadar yapıştığı yerde kalmalıdır. Uygulama esnasında sık sık sülükleri kontrol etmekte fayda vardır.

6- Sülük karnını doyurduktan sonra ki bu genelde 45 dakikayı bulur , kendi kendine yapıştığı yerden ayrılır. Kesinlikle ısırdığı bölgeden çekmek suretiyle çıkartmaya çalışmayınız. Tedavi bitmeden sülük ısırdığı bölgeden alınmak istenirse az miktarda sigara dumanı yada ısı kaynağı sülüğün ısırdığı yeri bırakmasını için kullanılabilir.

7- Sülüğün ısırdığı yerin etrafındaki alanlar rutin olarak her gün dezenfekte edilmeli ve gerekiyorsa pansuman yapılmalıdır.

UYGULAMADA GEREKLİ EKİPMANLAR

-Saf su içinde veya klorsuz şişe suyunun içinde bir kavanoz sülük.
-Sülüklerin kullanımından sonra imha edilmesi için içinde alkol bulunan bir kavanoz.
NOT : Kullanılan sülükleri kati suretle kullanılmamış sülüklerin içine koymayınız. Ayrı bir kavanozda alkolle imha ediniz.

o Klorsuz su
o Sargı bezi ve bol miktarda Gazlı bez
o Dişsiz pensler
o Pansuman pamuğu
o Oksijen suyu
o Şırınga yada Laboratuar tüpü

Bir hastada kullanılan sülük kesinlikle başka bir hastada kullanılmadan imha edilmelidir

Genel Bilgiler :
Sülükler helmintlerin Annelida şubesinde bulunan canlılardır.
Hücreleri dokular ve organlar yapmak üzere özelleşmiş, bilateral simetrili, kasları çizgisiz, eklemli eklentileri bulunmayan helmintler, Annelida, Nematoda, Nematomorpha, Acantocephala ve Plathelminthes şubelerine ayrılır.

Sülüklerin 9 ailesi ve 127 cinse toplanmış 650 türü vardır.
Yurdumuzda insan sağlığı yönünden iki tür önemlidir.

1-Hirudo medicinalis (Linneaus, 1758) (Yurdumuzda bulunan tür)

2-Limnatis nilotica (Savingy, 1820-Tandan, 1826)

Büyüklükleri:

Uzunluk: Birkaç milimetreden yarım metreye kadar.

Hirudo medicinalis:0,8-12 cm.
Büyüklükleri:

Uzunluk: Birkaç milimetreden yarım metreye kadar.

Hirudo medicinalis:0,8-12 cm.

Genişlik:1-2 cm.

Dış Yapı: Hareketlerini sağlayan eklentileri yoktur.Biri ağız etrafında diğeri arkada olan 2 çekmenleri (vantuz) vardır ve bunlardan arkadaki daha büyüktür. Vücudun dış halkaları ile iç halkaları birbirine uymaz. Buna göre somit denilen bir iç halkaya 5 dış halka tekabül eder.

Sindirim sistemi: Ağız, ön vantuz boşluğunu takip eder ve üç dudakla çevrilidir. Çenelerde 50 ile 100 adet diş bir sıra halinde dizilmiştir. Ağzın açıldığı yutağın etrafında kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde olan hirudin salgılayan hücreler bulunmaktadır. Emilen fazla kan midenin yapısında bulunan divertiküllerde depo edilir. Bu nedenle yeni kan emmiş sülük normalden büyüktür.Sindirim sistemi tam olup anüsle sonlanmaktadır.

Üreme:

Cinsiyet: Diğer annelidlerin aksine hermafrodit canlılardır.

Çiftleşme: Yaz ayları.

Yumurta sayısı: Döllenmiş yumurta yumurtlarlar. Yumurtalar çamura açılan tünellere bırakılır ve etraflarına bir koza örülür. Bir kozada 5-15 tane yumurta bulunur. Kozadan çıkış 3-4 hafta sürer.
Yumurtanın çatlama zamanı: 4-10 hafta.

Yaşayış:

Yer: Durgun veya biraz akıntılı olan tatlı sularda, kumlu ve çamurlu yerler.

Beslenme: Sülüklerin bazıları topraktaki solucanlar ve böcek larvaları ile beslenirler; diğerleri koşullara göre hem bu şekilde hem de kan emerek beslenebilir. Bir kısmı da zorunlu parazittir ve mutlaka kan emmeleri gerekir.Örneğin Hirudo medicinalis, su birikintilerinde ve havuzlarda yaşar; genç döneminde etoburdur, daha sonra insan ve diğer memelilerden kan emer. Buna karşın, Limnatis nilotica’ nın erişkin şekilleri su dibinde kum ve çamura gömülü olarak yaşarlar; genç şekilleri ise insan veya kurbağa ve sığırlardan kan emer.

Yaşam süresi: Yaklaşık 20 yıl.

MODERN TIPTA KULLANIMI:

Cerrahide kullanım: Modern tıpta postoperatif olarak Hirudo medicinalis uygulanmaktadır.

Hirudo medicinalis venöz konjesyon için standart tedavi olarak kullanılmaktadır. Venöz konjesyon nedeni cerrahi olarak düzeltilemiyorsa Hirudo medicinalis geçici olarak perfüzyon seviyesini artırmak ve kanlı doku içinde fizyolojik gereklilik sağlamak için kullanılır.

Oral ve maksillofasiyal cerrahların sülük kullanımı konusunda bilgili olmaları gereklidir. Çünkü bunların hem travmatik hem de yeniden yapılan kitlelerin tedavisinde küçük ama çok önemli rolü vardır.Sülükler özellikle plastik cerrahiden sonra mikrosirkülasyonu düzelttiğinden yararlı etkileri vardır.(Hirudin ve Faktör Xa inh. İle).

Transluminal anjioplastiden (TA) sonra restenozu önleyecek yöntemler bulmak için yapılan deneyde, Hirudo medicinalis’ in sadece normal faraj uygulamaya göre restenozu oldukça azalttığı gözlenmiştir. TA den sonra intimada düz kas hücre hiperplazisini etkili bir şekilde engelleyerek etki gösterir.

Tedavi öncesi antibiyotik profilaksisi:

Antibiyotik profilaksisi uygulanmadığı sürece sülüklerin kullanıldığı hastaların % 20’ sinde Aeromonas’ tan (Aeromonas veronii biovar sobria) kaynaklanan enfeksiyonlar görülebilir. Sülüklerin endosimbiyotik bakterileri; Aeromonas hydrophila, Ochnobacter anthropi, mayalanmayan gram (-) oluşumlar, Acinetobacter lwotti ve Aeromonas sobria’ dır.

İzole edilmiş tüm bakterilere standart bir disk diffüzyon testi uygulanmış ve izolatların; siprofloksasin, sefotaksim, seftazidim, gentamisin ve TMP-SMX’ e hassas olduğu bulunmuştur. Sülükler Aeromonas ve diğer bakteri türlerinin taşıyıcıları olduğu için uygun antibiyotik profilaksisi sülük tedavisine ihtiyaç duyan hastalara uygulanmaktadır.

Halk arasında hipertansiyon, hematom, baş ağrısı gibi nedenlerle kullanılan Hirudo medicinalis’ in Plasmodium berghei’ yi bulaştırabildiği ve buradan hareketle de özellikle sıtmanın endemik ve epidemik olarak bulunduğu bölgelerde kullanılmasının enfeksiyonun yayılması açısından tehlikeli olabileceği saptanmıştır.

Etki mekanizmaları:

Hirudin, Hirudo medicinalis’ ten elde edilen kuvvetli bir trombin inhibitörüdür. Hirudin ve bazı hirudin benzerlerinin, tıpta sıkça kullanılan heparine oranla oldukça kuvvetli antikoagülan olarak belirli avantajlarının olduğu gösterilmiştir.

Fizikokimyasal ve klinik çalışmalarda hirudine olan yoğun talep nedeniyle çeşitli rekombinant sistemler, önemli miktarlarda biyolojik olarak aktif hirudin elde etmek için bakteri, mantar ve daha yüksek ökaryotlar kullanarak geliştirilmiştir. Hirudin trombin ile özel olarak etkileşimde bulunarak trombüs olşumunu engeller. Diagnostik amaçlar için, hirudin diğer antikoagülanlardan daha üstündür. Çünkü mineral, protein ve hücresel kan bileşenlerini minimal oranda değiştirir. Bu yüzden rekombine hirudin içeren kan örneği tüpü (UBT) geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Hirudo medicinalis tükrüğünden izole saratinin ,Von Willebrand Faktörü’ nün kollajene bağlanmasını önler. Antitrombotik terapötik potansiyeli olabilir.

Hirudo medicinalis tükrük salgısı kallikrein inhibitörü de içerir.

Bir Hirudo medicinalis’ in emdiği ortalama kan hacmi 2.45 ml dir. Sülüğün ayrılmasından sonra ilk 2 saatte 2.21 ve ilk 4 saatte 2.50 ml pasif kanama olur Sülük ısırığının 1.6 cm çaplı dairesel çevresinde yüzey perfüzyon artışı olur ve aynı alan bir süre sonra normal cilt rengine döner.

Kaynak
Uzman Dr. Ummuhan Yılmaz

1 – 2

Benzer Yazılar:

  1. Epilepsi (Sara) Belirtileri Tedavisi ve Sara Nöbetinde Neler Yapılır ?
  2. Günlük Cilt Bakımı Nasıl Yapılır ?
  3. Acı Bakla Nedir? Acı Baklanın Faydaları Nelerdir? Nerelerde Yetişir?

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum için soruyu cevaplayiniz: