Geçmişe Yolculuk – Umudun Külleri

Deja vu Kabilinden Geçmişe Sarmalanmış Bir Yolculuk

28 Eylül 2009 – Sanırım Pazartesi – Saat 23.43

Ayrıldık işte. İlişki de ölüm ve yaşam gibi yanılsamalı bir çizgi. Kopuveriyor bir anda. Aslında bu çok bizden bağımsızlaştırmalı bir söylem oldu. Her ikimizi de aklama çabası. Bu seni hala sevdiğimi mi gösterir. Belki de bende kalan hatırana olan saygımı. Ne ironik demi. Her ilişkide öngörülen sevgi saygı ikilemini bu boyutta yaşamak. Yaşamak bir deniz gibi özgür ve hür….

Ve görüntüler acıdan aldığı hırsla belkide acıya karşı doğal bir içgüdüsel duruşun şekli olan hırsımla daha güzeli öfkemle hıncımla içimde çoğaldılar. Zihnimdeki örüntüler tıpkı ölen birinin gözünden akan hayatının film şeritleri gibi akıp gidiyorlar. Tutmaya çalışmıyorum. Özgürce izliyorum düşüncelerimi. Beni sarıyorlar. Ve kendi içimde saklanan gizli ülkeme, benim bile yerini bilmediğim o düşler ülkesine, beyaz tavşanı izleyen kızın hikayesine benzercesine çekiyorlar. Belkide kaybolduğum için gelebildim buraya. Belki de burası sadece yolunu kaybetmişlerin, düşkünlerin ülkesi. Böylece düşkünün yolculuğu başlıyor. Düştün, düş-tüm, düşkünüm…

Kendini asmanın sığ kalan tarafını farzederek değiştirdi ölüm planını ismi lazım olmayan. İlle de bi isim verilecekse adı hüzün olsun. Hayır kadın değil bu. Neden hüzün yazınca hemen kadın sandınız ? erkekler üzülmez mi sanıyorsunuz ?

Evet çok geçmeden bıraktı kendini yer çekiminin büyüsüne tıpkı bir zamanlar aşkının büyüsüne bıraktığı gibi. Hangisi tehlikeli idi ? bir binadan salıvermek mi kendini. Yoksa bir başkasının derinliğinde boğulmak mı ? acaba kendini assa daha mı tutarlı olurdu ilişkinin geçmişi ile ne dersiniz ?

Sonbaharda dalından kopan sarımtrak yaprağın hüznü ile düşüyordu ve zaman genişleyiverdi bi anda… milyarlarca görüntü çölün kumlarının arasında yitip gitmiş olan ruhları saklayan sandık misali açılıverdi.

Aniden uyandı.. Bir kabus gibi görünen bu düşsel gerçeklikten sıyrılarak yaşamın tuhaf akışına teslim oldu. Uzaklaştı acelesi varmış gibi. Saklanması gereken şeyler varmışcasına. Bir umutla gelecek günlere baktı. Acaba ???

Benzer yazı bulunmuyor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum için soruyu cevaplayiniz: