Aç kapıyı bezirganbaşı…

Hiç tükenmez, bitmez, ayrılmaz, sonsuzluğa kadar kenetlenmişliğin hayaliyle mutluyuz daima / diye umarak / emin olduğunu varsayarak / dolayısı ile dikkatsizliğe kapı aralanmış haldelik / yani rahatlığın fazla sessizliğin ardında bekleyen fırtınayı görememenin körlüğü veya sarhoşluğu içinde iken/ işte o halde “biz” diyipde nasılda yanıldığını görmenin dayanılmaz, iç acıtan, yaralayan, kanatan, kıran, dağıtan, parçalayan, söndüren, karartan, üşüten, sersemleten ve daha bir çok tanımlamayı artık kanıksanmışlık bir yaşam biçimi haline getirecek anların birbiriyle kucaklaştığı zamanlara eriştim. Zaman seni alıp götürdü uzaklara. Koptu nazenin inci kolyenin ipi. Dağıldılar taneler birbirinden ötelere.
Niçin sevmeye devam ederiz ? Hala bir umut var mı diye… Peki umudun tükendiği yerde isen. Ve hala seviyorsan ne denir buna.
Bu saçma-sapan satırları da yalnızlığıma gömüyorum. Sükut…

Benzer yazı bulunmuyor.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum için soruyu cevaplayiniz: